KADER VE KAZA SIRRI

KADER VE KAZA SIRRI

 

FİHİBİSMİLLAHİ
"İnna kulle şey'in halaknahu bi kader" Kamer Suresi – 49
 
( kainatta ) yarattığımız her şey ( canlı cansız her varlık onlara tayin ettiğimiz ) kadere tabidir.
Yazılarımıza hep AMA'dan alarak başlıyoruz, lakin varlığın AMA dan başlayıp AMA'ya döneceğini bilmeden ayetlerin ledünni sırları anlaşılmaz.
Ama'dan Ama'ya dönüş süreci ve kader ile kaza sırrının, bununla birlikte sayısız sırrın içinde ihata edildiği, Kaza ve Kaderin içinde hayat bulduğu ayet ise;
"inna lillah ve inna ileyhi raciun" yani, Allah'tan geldik ve Allah'a döneceğiz. Bu ayet Kaderi ve Kazayı beraberinde taşır.
Kainatın, içindeki tüm canlı, cansız varlıkların, Meleklerin, cinlerin ve İnsanların kaderi, Allah'ın AMA halindeki varlığında bulunan sayısız Esmalarından, yine Zatından Zatına tecellisinden sonra hangi varlıkları hangi Esmalarından yaratacağını dilemesiyle başlamıştır.
Allah'ın Zatından Zatına tecellisinden sonra yaratılan, Kainat ve içindeki her varlık "inna lillah ve inne ileyhi raciun" ayetini yaşama süreci içindeki yaşadığı her şey kaderdir. İşte bu varlıkların yaşadıkları Kader içerisinde, onlara Allah tarafından gönderilen her türlü emir ve hüküm de Kaza'dır.
Yani İnsanın yaratılıştan nur bedene gelmesi, nur bedenden Alak alemini yaşayıp fizik beden alması, fizik beden halindeyken büyümesi, iş sahibi olması, evlenmesi vs. ömrünü tamamlayıp ahiret alemine dönmesi, ahiret aleminde de fizik bedende kazandıklarıyla muhasebe edilmesi kaderdir.
İnsanın bu süreci yaşarken ona Allah tarafından hükmedilen her hal ise kazadır.
"İnnı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym" HUD suresi – 56
"Ben, Benimde Rabbim sizinde Rabbiniz olan Allaha tevekkül ettim. Çünkü canlı hiçbir varlık yoktur ki, O, onun (canlı varlığın ) perçeminden ( can damarından, alnından ) tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim (sizlerin dosdoğru yola yönelmenizi ) ister.
İşte yukarıdaki Ayette buyrulduğu gibi İnsanın ve canlı varlıkların can damarından Allah'ın Kudret eli ile tutup hükmetmesi kazadır.
Beden hayatındayken nefsimizi, Kudret elinde tutan Allah'ın, zaman zaman insanlara ve canlı varlıklara gönderdiği musibetlerde kazadır.
Allah, cc Kendisine sığınıp ibadet ve dua eden mümin kişilere uğrayacak musibetleri merhametinden dolayı hafifletebilir.
Mesela, o kişinin üzerine bir ton bir taş düşecekse, o İnsan mümin ve Allah'a sığınmışsa, bir ton taşı bir gram taş olarak üzerine yollar, yine Allah'ın ona evvelden vermiş olduğu hükmü yerine getirir ki bu ikram dahi önceden Levhi Mahfuzda kayıtlıdır.
"Ve ma min ğaibetin fis semai vel erdı illa fı kitabim mübın"
NEML Suresi – 75
"Gaipte, göklerde ve yerde hiç bir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta ( levhi mahfuzda ) bulunmasın."
İşte bu Ayette buyrulduğu gibi kader ve kaderimizdekiler evvelden İlmi İlahide yaratılmıştır. Ancak, kaza hükmünün gereği beden hayatımızda Allah'a tevekkül, ibadet ve dua ile sığınıp başımıza gelebilecek musibetlerden kurtulabiliriz. Yalnız kaderimizde ne varsa yaşarız demekte, Allah'ın Kudret elinde yönettiği hayatımızı zindana çevirir. Dua nasıl bir sığınma ise; Çalışmak ve Ailenize, İnsanlara, Mahlukata faydalı olmak ta, Dua hükmünden olduğu için, Kaza hükmünün içindeki musibetlerin hafiflemesine sebep ve maddi manevi kazançlara vesile olur.
Allahu Teala cümlemize hayırlı Kaderler nasip etsin.
Allahu Teala cümlemize gelebilecek musibetler varsa hafifletsin.

 

BİLĞİ VE DANIŞMA:05078181111.